Müzikte Başladığınız Projeyi Bitirme Rehberi

21

Üzerinde çalıştığınız müzik projeleri elinize yapışıp kalıyor mu? “Dur yeni bir ses bulayım, şunu deneyeyim, bunu ekleyeyim” derken dört dakikalık şarkının ilk 20 saniyesi için bir haftanızı harcadığınızı mı farkettiniz? O zaman aşağıdaki yöntemler tam sizin için!

1. Olmazsa olmazları belirleyin

Çağdaş müzik teknolojisinin bize sunduğu en büyük nimetlerden biri, hemen hemen herşeyin proje ilerledikçe değiştirilebilmesi. Parçanın bütünü ortaya çıktıkça, başlangıçta hoşunuza giden bir piyano sesini artık beğenmediğinizi farkedebilir, onun yerine yaylılar kullanmak isteyebilirsiniz. Şarkının trafiğini değiştirmek isteyebilirsiniz. Davul seslerini değiştirmek isteyebilirsiniz. Bunların tümünü sonradan yapmak mümkün.

Fakat sırf mümkün diye bunların hepsini yapmak zorunda değilsiniz. En azından, sonradan değiştirilmesi zor olacak ve sizi uğraştıracak şeyleri projeye başlarken belirleyip, başladıktan sonra çok geçerli ve zorunlu bir neden olmadıkça değiştirmemekte yarar var. Bana göre projeye başlarken iki hususu kesinleştirmek şart:

  • Şarkının tonu
  • Temposu

Şarkıda şan/vokal varsa, söyleyecek olan kişiyle oturup ona şarkıyı farklı tonlardan söyletmeyi deneyin. Sesini en rahat kullanabileceği, şarkıyı en iyi biçimde taşıyabileceği tonu bulun ve onu kullanın. Şarkıda mutlaka kullanmak istediğiniz akustik enstrümanlar var ise onların da rahatça çalabilecekleri bir aralık olmasına özen gösterin. Örneğin bazı dizi müziklerinde olduğu gibi kemanları sivrisinek frekansında çalmaya zorlayıp halkın sağlığını tehdit etmeyin.

Tempoyu belirlemek için, yine şarkınızda vokal varsa sözlerin en kalabalıklaştığı yere odaklanın ve vokalistin o bölümü rahatça söyleyebileceği tempoyu bulmaya çalışın. Gerisi oturacaktır.

2. Trafiğin ana hatlarını belirleyin

Tamamını bu aşamada oluşturmak zorunda değilsiniz. Sadece genel olarak parçada kaç bölüm olmasını istediğinize karar verin. Giriş (intro) olacak mı? Verse, chorus? Evelallah. Klarnet solosu? Peki. Bunların hangi sırayla çalınacağına ya da herbirinin kaçar kez tekrarlanacağına şu aşamada karar vermek zorunda değilsiniz. Onu sonradan kolayca düzenleyebilirsiniz, teknoloji sağolsun.

3. Akorları belirleyin

İkinci maddede belirlediğiniz bölümlerin herbirinde hangi akorlar çalınacak? Bunları belirleyin.

4. Uygun bir davul loop’u bulun

Burada “bir” sözcüğünü vurgulamakta fayda var. Parçanın genel “groove” hissiyatını yansıtan tek bir davul loop’u bulun ve bir audio kanalına döşeyin. Şu an amacınız davul yazma/çalma/kaydetme konusundaki hünerlerinizi konuşturmak değil, parçanın iskeletini ortaya çıkarmak. Bu arada iskelet miskelet dedim diye Google bu sayfaya kimleri gönderecek merak ediyorum, haydi hayırlısı.

5. Ve, kayıt!

Şimdi dördüncü adımda döşediğiniz davul altyapısının üzerine, üçüncü adımda belirlediğiniz akorları yerleştireceksiniz. Neye göre? İkinci adımda belirlediğiniz ana hatlara göre! Gitar çalıyorsanız alın gitarınızı, akorları bir güzel çalıp kaydedin. Klavye çalıyorsanız parmaklarınıza kuvvet. Hiçbirini çalmıyorsanız akorları oluşturan notaları mouse ile girin. Ardından vokalistinizi getirip bir pilot kayıt alın.

6. Ustalara saygı

İster inanın ister inanmayın, parçanın % 60’ını bitirmiş durumdasınız. Göze daha bilimsel görünsün diye küsuratlı sallayıp % 61.3 de diyebilirdim. Aksini kim kanıtlayabilir ki? Herneyse, parçanın yarıdan fazlası bitti. Gerçekten bitti. Geri kalan % 40’lık bölümü artık çok daha hızlı tamamlayacaksınız. Neden mi?

Müzik bilgisayarda yapılmaya başlanmadan önce, biliyorsunuz, bantlara kaydediliyordu. O zamanlar şarkıyı baştan başlayıp sona kadar çalıp kaydediyordunuz. Tamam, punch-in punch-out yapıp bazı şeyleri sonradan eklemek veya düzeltmek mümkündü, ama müzik temel itibariyle yatay bir süreçti. Hayır, groupie’lerden bahsetmiyorum. Şarkının başlangıç anı olan 0:00’dan, bittiği ana kadar uzanan yatay zaman çizgisinden bahsediyorum.

Ne zaman ki müzik bilgisayarda yapılmaya başlandı, o zaman biz müziği bloklar halinde algılamaya başladık. Kullandığınız yazılım ister Pro Tools, ister Cubase, ister Logic, ister bir başkası olsun, üzerinde çalıştığınız parçanın her bir bölümünü size bloklar halinde gösterir. Bunun yarattığı algı, sizde bir sonraki bloğa geçmeden önce, şu üzerinde çalıştığınız bloğu adamakıllı ortaya çıkartıp bitirme refleksini doğurur. Bu da sizi dikey çalışmaya zorlar. Yani bir sonraki bölüme geçmek yerine bu bölüme bir şey daha eklemek, projeyi sağa değil aşağı doğru geliştirmek, yeni sesler aramak, bu arada saatler kaybetmek, ve daha önemlisi, bölümlerin birbirilerine nasıl bağlanacakları üzerinde kafa yormamak ve parçanın bütünlüğünden taviz vermek…

Yukarıda yazdığım adımların amacı, sizi bu paradigmayı kırıp müziği olması gerektiği gibi yatay olarak algılamaya zorlamak.

7. Şarkı için bir teslim tarihi belirleyin

Ve o tarihe iki eliniz kanda olsa bile uyun. Tepenizde boza pişiren olmasa bile yapın bunu. Sanki o şarkı senenin en büyük filminin en önemli sahnesinde kilit rol oynuyormuş ve siz o şarkıyı zamanında teslim etmezseniz filmin gösterime giriş tarihi ertelenecekmiş ve ardından kıyamet kopacakmış gibi ciddiye alın belirlediğiniz teslim tarihini.

Aksi takdirde yeni davul tonları ve synth sesleri deneyeyim derken ses bankalarının arasında yitip gitme ve sizden bir daha haber alınamama riski sözkonusu. Yapmayın öyle. Mükemmeliyetçiliğin de bir sınırı olmalı. Bir noktada “tamam bu parça bitti artık” demeli ve onun yuvadan uçup gitmesine izin vermelisiniz. Teslim tarihi belirlemedikçe bunu asla yapamazsınız. Nereden mi biliyorum? Bu yazıyı buraya kadar okumuş olmanızdan.

Yabancı gibi durmayın, yorumlarınızı aşağıda paylaşın lütfen.

Berklee College of Music mezunu olan Doruk Somunkıran, çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir. Steinberg ve Avid firmalarının sertifikalı eğitmenidir.

Paylaş

21 YORUMLAR

  1. Tesekkurler Doruk abi,proje uzerinde calisirken yanima gelip de “bu parcanin altlari neden bu kadar bos?” diye soranlara,”sonuna kadar bekle sabirsiz adam” demek yerine bu yaziyi okutacagim artik.Hatta ciktisini alip studyoya asmaliyim.Ellerine saglik 🙂

  2. Çok yerinde tespitler Doruk ! Zaman kısıtlaması olmaksızın yapılan hiç bir çalışma olgunlaşamaz ve bitmez.

  3. Doruk ağabey ağzına (ellerine) sağlık! Tespitlerin geçerliliğini tartışamayız bile. Ben özellikle ‘dikey çalışmak’ kısmına bayıldım. Hiç böyle düşünmemiştim. Mükemmel bir detay. Devamı da aynen yazdığın gibi oluyor ve ‘yumurta sıkışmadıkça’ iş bitmiyor.

    Teknoloji iyi hoş ama, sunduğu seçenekler -dramatik bir şekilde- bizi pasifize ediyor. Seçenekler, yapılması gereken seçimler arasında herşeyimiz olan anlık enerjimizi tüketip bir sonraki döngü için dinlenmeye çekiliyoruz. Teşekkürler..

    • Ümit, gariptir ama seçenekler arttıkça yaratıcılık gerilemeye başlıyor. Bir şarkıda kullanabileceğin binlerce bass sesi olduğunda oturup her birini denemeye başlıyorsun. Sonunda bir yerde sigortalar atıyor. Oysa örneğin 70’lerde yaşıyor olsaydın, seçeneklerin Jazz Bass veya Precision Bass ile sınırlı olacaktı; ikisinden birine karar verip, işine devam edecektin. Büyük resme odaklı kalacaktın. Günümüzde müziğin önündeki en büyük engellerden biri de bu sanıyorum.

  4. Bu yazınız için sonsuuuuzzzz teşekkürler! Ben sanıyordumki yalnız bende öyle oluyor:)) yani başladığım proejelerin 99% son bulmuyor bu yüzden, bir projeye başlıyorum şunu ilave edeyim,bunu ilave edeyim diyorum sonsuza kadar sürüyor sonda sinirleniyorum projeden vazgeçiyorum :))))) şimdi anladım bir bende olmuyormuş böyle…..

  5. merhabalar. ben, müzikle ilgili bir geçmişi olsa bile kayıt işi hakkında pek bilgisi olmayan ama kendini geliştirmek isteyen birisiyim. ensturman çalabiliyorum ve müzik teorisine hakimim fakat dediğim gibi bu tür olayları anlamıyorum.

    birşey sormak istiyorum: sanırım yukarıda bahsettiğiniz birkaç program vardı. o programları kullanmak zor mudur? bunun için bir eğitim şart mı? eğer şart ise nasıl alabilirim?

    sevgiler, saygılar…

    • Aslında herşey ne yapmak istediğinize bağlı. Garage Band veya Ableton Live gibi programlar nispeten daha kolay öğrenilebiliyor ve acemiyken bile ortaya ilgi çekici çalışmalar çıkarabiliyorsunuz. Ama içinde akustik enstrüman kayıtlarının, vokallerin ve daha ileri seviye düzenlemelerin bulunduğu çalışmalar ortaya çıkarmak istiyorsanız o zaman Pro Tools, Cubase, Logic gibi endüstri standardı yazılımlara el atmanız gerekiyor. Onları öğrenmek epey zaman alıyor ve uygulama gerektiriyor. Eğer ortaya yüksek standartlarda bir ürün koymak istiyorsanız eğitim almanın şart olduğunu söyleyebilirim. Eğitim almaya karar verirseniz, eğitim alacağınız kişi ve kurumun gerek müzik, gerek eğitim açısından referanslarını iyice araştırmanızı tavsiye ederim. İstanbul’da yaşıyorsanız, Modern Müzik Akademisi’nde hafta sonları vermekte olduğum Cubase derslerini inceleyebilirsiniz.

  6. Merhaba Doruk abi,

    Çok teşekkür ederim kendi adıma böyle bir blog açıp bizimle paylaşımda bulunduğun için. Yaptığım kayıtlarda herşey üst üste geliyor abi, . gitarlar %70 sol %30 sağ vs ortala falan filan bu deyimleri hiç kapamadım. Cubase kullanıyorum. Stereo kanal ile çalıştığımda oluyor. Ya da iki mono kanal açıp birine reverb verip, tabiki kayıt aldıktan sonra diğerine de eq veriyorum işte, cubase de ki hazır preset comp kullanıyorum . her yaptığım kayıda kullanıyorum . .Yaptığım yanlış olduğunu biliyorum ama bi şekilde şekillendirmem lazım olduğunu da biliyorum. Bi fikir verirmisin Doruk abi, .

    Saygılar.

  7. Merhaba Doruk abi,

    Çok teşekkür ederim kendi adıma böyle bir blog açıp bizimle paylaşımda bulunduğun için. Yaptığım kayıtlarda herşey üst üste geliyor abi, . gitarlar %70 sol %30 sağ vs ortala falan filan bu deyimleri hiç kapamadım. Cubase kullanıyorum. Stereo kanal ile çalıştığımda oluyor. Ya da iki mono kanal açıp birine reverb verip, tabiki kayıt aldıktan sonra diğerine de eq veriyorum işte, cubase de ki hazır preset comp kullanıyorum . her yaptığım kayıda kullanıyorum . .Yaptığım yanlış olduğunu biliyorum ama bi şekilde şekillendirmem lazım olduğunu da biliyorum. Bi fikir verirmisin Doruk abi, .

    Saygılar.

  8. Gerçekten çok faydalı bilgiler veriyorsunuz sağolun,sayenizde kayıtlarım daha kaliteli oluyor. Mastering olayı hakkında da bilgiler verebilirseniz memnun olurum. Çünkü bestemi kaydediyorum mastering yapsam olayı tam bilmediğim için şarkının son hali pek birşeye benzemiyor,mastering yapmasam da sesler arasında uyumsuzluk oluyor. İnşallah sayenizde bu sorunu da halledelim.

  9. Web sayfaızı çok beğendim…Bayağı iyi fikirler gördüm…..moral buldum………..teşekkür ederim…
    Kosova dan selamlar..

  10. Doruk bey yazınıza tamda ritimler ve vst’ler içinde kaybolmuşken denk geldim ilaç gibi geldi teşekkürler. Ayrıca videoların devamı gelecek mi acaba gerçekten çok faydalı .

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here